12 Eylül 2010 Pazar

Fall-Winter 2010 Podyum Favorim : Roberto Cavalli

Fall-Winter 2010 defilelerini izledim.Ama bütün tasarımlarıyla en en enn favorim açık ara Roberto Cavalli oldu.Tasarım bir kıyafeti diğerlerinden ayıran şey nedir? Öncelikle kumaşı...İyi bir kumaş hemen kendini belli eder, dünyanın en karışık desenlerinden oluşuyor olsa bile eğer giyenin üstüne 'ben bişeyim' durur.Ayırıcı diğer bi özellik ise kombinlendiği diğer giysilerle oluşturduğu birleşimin mükemmelliğidir.Bazen aşırı sıradan ve tek başlarına bakıldığında 'bişey' olmayan parçaların kombinlendiğinde inanılmaz güzel durduğunu görüyorum.İşte bu tasarımın gücüdür.Roberto Cavalli de bu sezonda acaip iştah kabartan bi koleksiyon hazırlamış.Sizlerle paylaşmak istedim...










9 Eylül 2010 Perşembe

Ennnnn stil sahibi : Miroslava Duma


Stil ikonu adı altında bi sürü kişiden bahsediyolar.Güzel kabul edilen fiziği düzgün neredeyse her ünlü aktris Stil İkonu diye geçiyo medyada falan.Ama ben ikonların çoğunu hiç stil sahibi bulmuyorum.Zayıflar evet fizikleri düzgün.Ama nezaman görsem hepsi bi kot üstü tshirt giymiş oluyo stil bunun neresinde anlamadım...Stil sahibi bulduklarım da son zamanlarda bu sıfatı kaybetmemek için full siyah giyinmeye falan başlamışlardı (Bknz:Olsen kardeşler ; hala güzel giyiniyolar beğeniyorum onları, ama hep aynı siyah tayt bol salaş üstler falan yani risk almıyolar artık) İştee tam o sıradaa onu gördümm! Bunla da bu olur canım diyeceğiniz türden şeyleri alıp birleştiriyo ve sonuç : mükemmel! Üzerinde hiç beğenmeyeceğimi düşündüğüm şeyleri beğendim ( mesela kot elbiseler, deri şortlar,asker kumaşı vs.) Gerçekten stil sahibi olmak böyle bişey işte baştan aşağı kırmızı giydiği bi fotografı var onu da koyucam eminim hak vericeksiniz...

*Yer kısıtlı olduğu için fotoğraflarının tümünü koyamadım ama zaman zaman sana Miroslava vermeye devam edicem damardann:)













































7 Eylül 2010 Salı

0 Zevk Markacılığı

Bazı insanlar zevklidir, ne giyse yakıştırırsınız ona.Düz beyaz bi bluzu bile sizde hayranlık uyandırarak giyebilir, bi kot giyer aklınız hayaliniz durur ne güzel kot diye.Nerden bulup da aldığı sizin için hayat boyu bi gizem olarak kalacaktır.Bazen bu gizemle yaşamaya dayanamaz ve sorarsınız nerden aldığını...Falancadan der.Hiç üşenilmez, kar kış demeden gidilir o falancaya, aynı kot (yada herneyse) bulunur (o da şanslıysanız çünkü genelde varlığından haberdar bile olmadığınız diğer zevkliler tarafından daha sezon çıkar çıkmaz yağmalanmıştır ve siz o sırada evde yemek yiyosunuzdur),ve denediğinizde sonuç hüsrandır!O pantolon yada herneyse sizin üzerinizde iyi durmamıştır,iyi dursa bile Ona yakıştığı gibi yakışmamış sıradanlaşmıştır.Dükkandan sinirle çıkılır ve en yakın McDonalds'a gidilip BigMac menü yenilir.Hayata geri dönmek için BigMac şarttır.Sonra tabi bi pişmanlık gelir ve bidaha da gitmez:)

Bazı insanlar ise zevksizdir.Onlardan bahsetmek bile istemiyorum ama özetleyecek olursam; Onlara baktığınızda ve gördüğünüz şeyi iyice sindirdiğinizde, ortak tepki 'ayyyyyy' dır.Bu insanlara ün, para, pul vs vs. (hiçbişey) çare olmaz,yapacak hiçbişey yoktur.Oyüzden onları geçiyorum.Şuan asıl size anlatmak istediğim ve 1-2 gündür kafamı kurcalayan ve merakımı uyandıran insan tipi ise başlığımın konusunu oluşturan 0 zevk markacılığının öznesi 'zevksiz marka insanları'...

Bu insanlar heryerdedir; gecekondudan tutunda sosyete de, her çeşit iş hayatında, kısaca para kazanan,parası olan her 10 insandan 5'i zevksiz marka insanıdır.Annemin bir çocukluk arkadaşı vardı.Kadının ailesi gecekonduda oturuyodu (burada gecekonduyu herhangi bir şekilde gecekondularda oturan insanlar ezmek için falan değil aksine durumun abesliğini anlatmak için yazıyorum)kadında o sıralar bi şirkette çalışıp ortalama bir maaş alıyodu.Maaşıyla ailesini geçindirmesi gerekmiyodu sadece kendi masraflarını cıkarması yeterliydi.Ben annem ve bu arkadaşı hep birlikte bi tatile gitmiştik o sıralarda ve tesadüfen makyaj malzemelerinin arasında kullandığı sabunu gördüm.Sabunun markası Chaneldi.O kadın kaç sene önce gecekonduda oturuyo ve Chanel sabun kullanıyodu!Tabi bu örneği sadece zevksiz marka insanlarının nekadar markacı olduğunu anlatmak adına verdim yoksa burada bi zevksizlik yok.Zevksizlik, markayı takıntı haline getirmiş bu insanların aldıkları, giydikleri herşeyin marka olması ama o markanın 'Bunu kim alır yaaa' dediniz türden ürünleri için sözkonusu...Bütün dolabını Vakko'dan Beymen'den düzen ama giydiği bütün sıradan şeyleri o haliyle benimsediğiniz için rasgele markasını gördüğünüzde inanamadığınız yok artık dediğiniz insanlar vardır ya işte zevksiz marka insanları diye onlardan bahsediyorum.Bu insanların çoğu kırmızı bi etek giymeye karar verdiğinde eğer ona uygun (tabi onlara göre uygun!) aynı kırmızı tonunda bir bluz, çanta, ayakkabı ve takıları yoksa o eteği giyme düşünceler akıllarıdan geçtiği anda sıraladığım bu sebepleri de beraberinde düşünüp eteği giymekten vazgeçerler ve asla ilk bakışta uyumsuz gibi görünüp biraraya getirildiğinde adeta uyum fışkıran renkleri ise bırakın düşünmeyi siz söylediğinizde size yadırgayan bakışlar atarlar.
Zevksiz Marka İnsanlarını nerede görürüz bu insanlar nerde barınır diye soracak olursanız, onlar sürekli alışveriştedir.Bütün markaların indirim tarihleri cep telefonlarına, e-mail kutularına deli gibi yağar ve onlar bizim gibi bu çeşit bi mail geldiğinde öff ya bu ne sürekli inbox doluyo delete delete DELETEEE yapmayıp her maili dikkatle inceler ve ertesi gün soluğu mağazada alır.Ama sakın onları bir tehdit olarak algılayıp onlardan korkmayın,onlar zararsızdır.Söz gelimi Zara'nın indirimini ilk günden yakalasalar bile oradaki en zevksiz(evet zor ama görüyorum her sezon bikaç parça)şeyi alıp çıkacakları için sizin için bir tehlike arz etmezler.Siz sadece ilk anlattığım gruptan korkun çünkü onların da çoğu mükemmel şanslarına aldırmayıp tedbirli davranarak başta Zara ve Topshop olmak üzere her mağazaya abone olmuşlardır.Hatta ben daha da abartarak bu mağazaların gizli bir iç satış düzenleyerek mağazalarda bulunmayan hayal ötesii parçalarını bu gizli satışla abonesi olan bu zevkli, seçkin, perfekt(:)) insanlara sattığını düşünecek kadar paranoya yapıcam...