puchilovesfashion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
puchilovesfashion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2013 Perşembe

Hürriyet Bumerang Blog Ödülleri

Merhabalar, umarım herkesin bayramı çok çok güzel geçmiştir, geçiyodur :)

Hürriyet Bumerang Blog Ödüllerine 'En Tarz Blog' dalında katıldım. 2 Saniyenizi ayırarak bana oy verirseniz çok sevinirim gerçekten :)

Oy vermek çok kolay, size kod gönderiyorlar o kodu siteye yazmanız gerekiyor sadece.  Eğer sitemi bu ödüle layık görüyorsanız aşağıdaki kutucuktan veya linkten bana oy gönderebilirsiniz.

Bumerang Ödülleri Oy Ver!
                             

http://bumerang.hurriyet.com.tr/bumerang-odulleri/62451.htm


Çok çok teşekkür ediyorum...

Herkese iyi bayramlar :)

29 Eylül 2013 Pazar

Eylül 2013 İstek Listesi - Umarım Benim Olurlar !

wishlist



Almak istediğimiz şeyler, ' ihtiyaçlar ' , hiçbir zaman bitmiyor değil mi :) Bunlar da benim şuan almak istediklerim... Bütçem uygun oldukça almak istiyorum bunları.

Tek tek sayacak olursam kış için yağmur çamur demeyecek Hunter botlar, Kiehl's 'ten maskeler; yüz için nem maskesi ve gözenek temizleyen maske ayrıca bir de saçım için nem verme özelliği yüksek olan olive fruit serisinin saç maskesi, La roche posay'in termal su spreyi ve Phyto'nun şampuanı, ayrıca Hakuhodo fırçalarınu çok denemek istiyorum. 

Makyaj malzemesi olarak da Chanel Rouge Coco Shine ' Boy ' ve Dior Rosy Glow allık nezamandır bu listede :) Sonraki parfüm seçimimi de  Jo Malone Wild Fig 'den yana kullanmak istiyorum. Bakalım Allah büyük :)

Sizin almak istedikleriniz neler, aşağıda paylaşırsanız çok sevinirim. Tüm isteklerimize kavuşmamız dileğiyle :) 





Kiehl s kiehls skincare
bergdorfgoodman.com


Kiehl s kiehls skincare
$41 - johnlewis.com


Face cleanser
target.com


Jo Malone beauty product
nordstrom.com


Kiehl s haircare
$36 - johnlewis.com


Phyto hair shampoo
$17 - johnlewis.com



Powder blush
hakuhodousa.com


Makeup brush
hakuhodousa.com


Hunter boots
shoescribe.com

11 Haziran 2013 Salı

Diorskin Nude Tan Paradise Duo 001 Pink Glow


 Dior son senelerde makyaj alanında baya bi yol katetti. Sezonluk koleksiyonları olsun bb kremler gibi sektörde öne çıkan ürünleri kendi adı altında üretmesi olsun bence gayet başarılı... Özellikle bana göre hala en iyi 5 aydınlatıcı arasında yer alan Amber Diamond ve lip balm kıvamındaki açık ara em iyi ruj olan Dior Addict rujlar şuan da diorun en en iyi makyaj ürünleri. Bundan sonra çok kapsamlı bi aydınlatıcı yazısı hazırlayarak detaylı düşünce ve bilgilerimi sizlerle paylaşıcam zaten , şimdi ise Dior 'dan son yaptığım alışveriş olan Dior 'un yaz koleksiyonu Paradise 'ın allık ve bronzlaştırıcıdan oluşan pudrası Paradise Blush Bronzer Duo ,001 numaralı Pink Glow rengi...


 Kutusu normal Dior paketlerinden biraz daha büyük bunun sebebi de yanında minicik bir kabuki fırça bulunuyor ve bu fırça pudranın kendisi gibi kadife kesenin içinde geliyor ki hijyen açısından bu oldukça hoş.



 Dior geçtiğimiz kış Nude bronzlaştırıcı serisi çıkarmıştı ve 4-5 çeşit renk seçimi olan bu bronzlaştırıcılar aynı bu Paradise Duo gibi metalik kapta ve aynı kabuki fırçayla satılıyordu tek farklı allık kısmınında bronzlaştırıcı olmasıydı. Ben ozaman aman bisürü bronzlaştırıcım var gereksiz diye almamıştım bide kalıcı ürünler sonuçta, herzaman dior standında bulmak mümkün diye sanırım takılmadım. Fakat aslında hala ihtiyacım olmamasına ve normal kalıcı nude bronzlaştırıcılardan neredeyse 30 lira daha pahalı olmasına rağmen bu limitli koleksiyona dahil olan pudrayı es geçemedim :( 


 Ben 001 numaralı Pink Glow rengini aldım. Diğeri de Coral Glow' du. Açıkçası Pink Glow adı yanlış olmuş çünkü bu allık asla pembe değil. İki ürününde allığı mercan rengi fakat Pink Glowdakinin içinde çok daha fazla pembe vardı. Benim onu seçmemin tek sebebi Coral Glowun bronzlaştırıcısınım daha turuncu olmasıydı. 


 Bronzlaştırıcı kısmı turuncu sarı ve açık kahve tonlu yani öyle Laguna , Hoola gibi kahve tonlu bronzlaştırılardan değil, yüzde güneş yanığı gibi hafif turuncumsu duruyor ama kesinlikle çom doğal. Gördüğüm en doğal turuncu tonlu bronzlaştırıcı diyebilirim oldukça hoşuma gitti, allığı da sevdim. Fakat yinede kalıcı koleksiyondaki nude bronzlaştırıcılar 119 liraydı sanırom tam da emin değilim ama 120 yi geçmiyordu diye hatırlıyorum bu sezonluk ürün diye 153 liraydı ( özellikle o 3 lira şaka gibi ) bence fiyatını haketmiyor. Eğer hiç bu tonlarda allığınız yoksa ve bronzlaştırıcı almayı düşünüyorsanız sıcak tonlarda çok çok doğal duran bu allık- bronzlaştırıcı ikilisini tavsiye ediyorum. Yine de Nars Laguna ve yanında herhangi bi Nars allığı daha çok önerirdim, toplamda fiyat olarak daha pahalıya gelecek belki ama ürünün gramajı açısından daha karlı olursunuz zira Dior 'un bu ürünü sadece 9.5 gram...

10 Ağustos 2012 Cuma

Mum Favorilerim ; Jo Malone Red Roses ve Yankee Candle Midnight Jasmine





   Mumları çok severim. Özellikle de kokulu olanları... Bazen canım sıkkın olduğunda, evde boş boş otururken bi duş almak sonrasında da bi mum yakmak sakinleştiriyo beni. Tabi bunun için mumun kokusunun da önemi büyük. 

   Bunlar benim en sevdiğim mumlar şuanda. Jo Malone Red Roses çok güzel bir gül kokusu, Yankee Candle Midnight Jasmine ise benim en sevdiğim koku olan yasemin kokulu bir mum.







   Jo Malone mumlar, parfümleri gibi pahalı ve bence lüzumsuz... Bu boyu 130 liraydı ama dediğim gibi, değmez asla. Evet, kokusu çok güzel gerçekten ve yakmadan bile burnunuza yaklaştırdığınızda buram buram gül kokuyor. Bu konuda çok iddalı ama çok çabuk yanıyor ve içindeki fitil okadar kalın ki üstü hep is oldu yanarken...

   Bence Tepe Home' larda satılan Yankee Candles çok daha hesaplı ve aynı kalitede.. Bendeki en büyük boyu, 30 liraydı sanırım ama çok uzun süre yeter insana.. Kokusu da çok güzel ayrıca, zaten yasemine bayılırım..

   Sizin sevdiğiniz mumlar hangileri ? Tavsiye edeceğiniz güzel kokulu bi mum var mı?

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Cumartesi İlhamı ; Mor Dudaklar





Yazın hep kahve - turumcu tonları kullanırım makyajımı yaparken, hoş bu sıcakta makyaj yüzde 5 dakika anca duruyo sonra eriyip sonsuzluğu karışıyo ama yinede bi umut işte...


Bu resmi görünce kışı özlediğimi fark ettim. Solgun ten kontörlenmiş bir yüz ve resimdeki modele çok yakıştırdığım mor ruj da işin süprizi oldu..Kim derdi ki bu renk bir ruj bir insan evladına güzel olabilir. Tabi sokağa çıkmalık değil ama fotoğraflık belki :)


İyi haftasonları hepinize...

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Bronz Tanrıçaların En Büyük Dostu ; Nars Sin Allık



   Merhabalar ,

   Nars Danmari allık paletini aldığım için çok seviniyordum içinde hepsi içime sinmişti , biri hariç ; Sin allık... Mora çalan koyu bi sedefli pembe olan bu allık benim NC20 suratıma hiç gitmeyen bir renkti. Zaten ben morumsu allıkları sevmem, Nars' ın bu paletine bende olmayan Gilda, Luster, Angelica gibi başka bir allığını koymuş olmasını çok istedim ta kiiiii bikaç gün öncesine kadar...

   Yazın en sevmediğim şey beyaz bir surattır zaten tatile falan çıkıp güneşlenmeseniz bile bir yerden bir yere giderken insan istemsizce yanıyor, isterse hergün 50 faktör korumayla gezsin, ve elde olan kapatıcılar olsun fondotenler olsun yüze açık kalmaya başlıyor. Bende bronzlaştırıcıya abanıyorum tek kelimeyle :) Fakat okadar bronzlaştırıcı sürünce yüzde bi ölü solukluğu, bir çamura bulanıp güneşte kurumuşluk oluşuyor ki bu da  sizi Estee Lauder Bronze Goddess ( Bronz Tanrıça ) şeklinde bir görüntüden alakasız bi konuma getiriyor.

   Bu esnada yüze renk vermesi için allık çok önemli bi faktör fakat bronzla her allık yakışmıyor ne yazık ki, bende mesela normalde çok severek kullandığım pembe allıklar, bronzun üstüne abartılı bi görünüm yaratırken, turuncu ve şeftali tonlarındakiler ise garantili fakat sıkıcı bir sonuç sağlıyor. Tam şeftalilerden artık sıkıldım derken Danmari paletteki Sin' i bir gün bir değişiklik olsun diye sürdüm. Ve ben gerçekten çok büyük haksızlık yapmışım Sin' e , çünkü bu allık bronz tende muhteşem ! Hem çok doğal duruyor hemde ışıltısından mıdır bilemiyorum inanılmaz kaliteli gösteriyor sahte bronzluğu... 

   Eğer bir aşama daha ileriye götürmek isterseniz işi bir aydınlatıcı ile vurucu darbeyi yapın...Krem yada toz yapıda olsun farketmez ama toz aydınlatıcı akşam için biraz daha ideal oluyor. Krem aydınlatıcıyı ise ben mutlaka bronzlaştırıcıdan önce sürüyorum çünkü bronzlaştırıcıyı elmacıkların üzerine doğru da getirdiğim için sonradan üzerine krem aydınlatıcı sürünce fondoten-bronzlaştıcı yapısı bozuluyor, parçalı parçalı oluyor. Oyüzden öncesinde sürmek daha mantıklı olacaktır.


   Aslında yüzümde duruşunu fotoğraflamak isterdim fakat fotoğraf makinem şuan ne yazık ki tamirde bu nedenle affınıza sığınıyorum...

   Merak edenleriniz için ben şu sıralar işe giderken Danmari paleti yanımda taşıdığım için Nars Casino bronzlaştırıcıyı kullanıyorum ama kahve tonlu herhangi bir bronzlaştırıcı da olur yani bu görüntü için, hiç farketmez, sadece çok turuncu duran bronzlaştırıcılarla yakışmayabilir.


   Siz Bronze Goddess görüntüsü için neler yapıyorsunuz ?

19 Nisan 2012 Perşembe

Allahım Bu Ne !

   Hayatımda gördüğüm en güzel bebek odası !!! Şuan evlenip çocuk yapasım geldi...

18 Mart 2012 Pazar

Alışveriş diiiil sınav stresi öncesi motivasyonu !

   Bişeyler almak için herzaman bi sebep buluruz dimi :) Yakında sınavlarım başlayacak, bu da 2 gün üst üste Mac' e koşmamı ve yeni gelen Shop Mac Cook Mac koleksiyonlarına saldırmama güzel bi kılıf oluşturabilir...
   Aslında almayı planladığım tek şey daha Venomous Villains koleksiyonunda kaçırdığım Innocence Bewere isimli ruju ve Shop Mac ile gelen Florida isimli çingene pembesi krem allığı almaktı ama ipin ucunu biraz kaçırdım sanırım ve işte sonuç ! 



   Ilk gün Bağdat Caddesi Mac' ten kendimi biraz daha dizginleyerek sadece kafamda alıcam diye planladıklarımı - ihtiyacım olanları ? aldım. Bunlar Florida krem allık, Innocence Beware ruj, Bare Study paint pot, C Thru lipglass, Romp ve Expensive pink far refilleri...


   Innocence Beware, her nude ruj gibi fotoğraflarda ve internet swatchlarında kendini belli etmese de açık pembemsi bir nude; Mac' in kalıcı rujlarından Hue' nun çok benzeri bi renk. Hue benim çok sevdiğim bi ruj olmasına rağmen erimeye aşırı meyilli Glaze yapısıyla sinirimi bozuyodu bu yüzdende aynı rengin daha kremsi yapıda olanını - Cremesheen yapıda - bulunca kaçırmak istemedim. 
   C Thru lipglass ise, dudak parlatıcılarında en açık bej tonu diyebilirim. Ben bej tonlu nude rujların üzerine sürünce, rujun rengini biraz daha açık gösterecek bir gloss arıyordum, bu tam istediğim gibi olmadı sanırım daha gün ışığında denemedim bakalım sonucu yazarım...Nars Striptease' le bunun arasında kalmıştım inşallah pişman olmam :)


   Mac krem allıklar yeni gözden diyebilirim. Sandığımdan daha katı yapıdalarmış ve renkleri oldukça kalıcı.. Parmakla sürmeme rağmen sürdükten sonra renk parmağımda Lip Stain gibi kalıyor... Bana fuşya allıklar yakışmasına rağmen Florida, sadece çok hafif uygulanmış haliyle bende iyi durdu çünkü oldukça pigmentli...Daha koyu tenlerde de çok azıyla kendini acaip gösterecek canlı bir fuşya pembe..


   Paint Pot' ların nekadar büyük bir kolaylık olduğunu görünce git gide koleksiyonuma yenilerini ekliyorum. Hem topaklanmayan sabit yapısı hemde farı daha güzel gösteren renkleriyle çocuğum gibi bağlıyım onlara.. Bu Bare Study rengini de krem gümüş sedefli olan rengi. Herzaman bulabilirsiniz Mac 'de...
   Soldaki kahverengi bronz tonlu olan far Romp, sağdaki Expensive Pink ise Nars Super Orgasm'ın far haline getirilmişi gibi bir altın sedefli pembe tonu...Yaz makyajlarımda iyi olacağını düşünerek far paletlerime ekledim.



   Tam bunlar artık yeter bi süre yeni bişey alınmayacak diyordum ki Capitol' e yeni açılan Mac' e bi arkadaşıma fondoten almak için gidince dayanamadım yine...
   Bi önceki yaz ilhamı postumdaki kızın turuncu allığı aklımı başımdan almıştı ve internette yine Shop Mac koleksiyonunda gördüğüm Optimistic Orange krem allığın fotoğraflarından tam da o sonuçu yakalayacağıma inanmıştım fakat yanılmışım:) Uygulandığında daha mercanımsı bi turuncu halini alıyo ama ben yine de sevdim kendisini, Nc20 rengime yakışan bi mercan tonu oldu...
   Bir diğer lüzumsuz alışveriş ise Lady Gaga' nın Viva Glam için çıkardığı Viva Glam Gaga ve Viva Glam Gaga 2...
   Viva Glam Gaga, yani ilk çıkan pembe tondaki ruju ben yüzyıllardır istiyordum. Ebay' den baya para bayılıp alabiliyordunuz kendisini. Mac' in kalıcı rujlarından Snob, bunun aynısı dediler ama ton aynı olsa bile rujun yapısı sebebiyle Snob bende çok iddalı nasıl desem çok fazla durdu.. Yani yazın seviyorum ama kışın asla sürmüyorum. Gaga' nın da yapısı Lustre, yani çok fazla renk vermiyo. Çok fazla rujum var özellikle de açık pembe ama eve gelip deneyince pişmanlığım gitti birden çünkü gerçekten bende iyi durdu ve bence Snob' a göre oldukça farklı...
   Viva Glam Gaga 2 ise bende zaten var bitane... En sevdiğim nude ruj diyebilirim. Nude' lar genelde pembe-kahve tonlarında oluyor fakat bu tam bi kremsi bej rengi...Hiç bi nude rujun yakışmadığı makyajlarda Gaga 2 süper durabiliyor. Bu seti alırken asıl hedefim Gaga 1 di ama  Gaga 2' yi de yedeklemiş oldum. Set' in yanında bide resimde gördüğünüz kırmızı makyaj çantası çıkıyor ama biraz dandik buldum açıkçası pek kullanışlı bişey diil...
   Bakalım yeni koleksiyonlarda bizleri neler bekleyecek...
   Hepinize güzel günler !

29 Ocak 2012 Pazar

Pazar İlhamı




Aşk-ı Memnu' da Bihterin en beğendiğim görüntüsü ! Siyah kalemle çerçevelenmiş klasik Bihter göz makyajı, soğuk pembe tonlu bir allık ve açık kırmızı mat bir rujla iddasız gibi görünen ama iddali dudaklar...Ayrıca saçına bayıldığımı da söylemeliyim, keşke aşk-ı memnu hiç bitmeseydi diyorum ve hepimize bu durgun pazar gününde ilham olması için bu görüntüyle başbaşa bırakıyorum...
İyi haftasonları !



14 Aralık 2011 Çarşamba

Cilt Bakımı Dosyası ; Banyo

   Cilt Bakımı Serisine çoğumuzun ihmal ettiği, daha doğrusu üşendiği bir konu olan, Banyoda vücut bakımı ile girmek istiyorum.
Bende hep üşendim. Banyoya girince sıcaktan mıdır yoksa banyomu hep akşama bıraktığımdan mı biliyorum; hep uykum geldi; hep mayıştım; hep saçımı yıkayıp ve lifi şöyle bi sürünüp çıktım. Arada bir kese yapıp vicdanımı hafiflettim hep...Peki sonra noldu, selülitler tavan yaptı, çatlaklar aldı başını yürüdü, kıl dönmeleri kendini dönme dolaba binmiş zannetti, cilt pütürlerle, pürüzlerle doldu. Halbuki ne işi var onların, niye bunlara imkan tanıcaz ki, geldikleri gibi de gitsinler!!!
   O halde üşenmemiz, her banyoda bişeyler yapmamız lazım ki bu problemlerin başı kesilsin. Çünkü dediğim gibi bi bakım yaptırınca yada bigün falanca kremi sürünce bunlar aniden geçivermicek...Daha uzun bi süreye yayılmış ve düzenli aralıklarla tekrarlanan ufak ve basit metodlarla bunlardan kurtulmak mümkün.
Çatlakların lazer hariç bir tedavisi yokmuş ona artık eyvallah ettik ama selülitlerden tamamen kurtulmak mümkün. Ve artık okadar acımasız bi zamana geldik ki çok iyi fiziği olan ünlüleri magazinlerde selüliti varr şekilde görünce biz bile acımasızca eleştirip, yorum yapabiliyoruz azıcık selüliti. Eğer böyle yorum yapıyorsak ozaman bizde de hiç olmaması gerekir dimi en azından :)
Selülitlerini kafasına çok takan, canını bu konuya çok takan varsa düzenli bakımla bundan kurtulabilir. Mucize gibi geliyor duyunca ama bi arkadaşımın annesinin eklemlerinde bazı ağrıları vardı, kendisine bi masör tuttu hergün masaj yaptırıyordu ve kadının bütün selülitleri gitti 1 ayda! Üstelik 50 yaşında bir kadından bahsediyorum!  
   Dolayısıyla ümitsizliğe kapılmayın duşta yapacağınız bikaç ekstra şeyle onlara veda edebilirsiniz...
Öncelikle dandik fotoğraf makinemle kendi kullandığım şeylerin fotoğrafını, elimden geldiğince (!) , çekmeye çalıştım.



   Tabiki burada banyoda kullandığım herşey yok sadece konumuzla alakalı olanlar yer alıyor. Kullanım sırasına göre başlamak ve devam etmek istiyorum...Önce saçımı falan yıkadıktan ve sabunlandıktan sonra sıra, bütün ürünlerine tek kelimeyle bayıldığım Lush' ın süper vücut peelingi Rub Rub Rub' a geliyor.
   Bilmeyenleriniz için söyleyeyim Lush - ne yazık ki bizim ülkemizde pek bilinmiyor - tamamen doğal ürünlerden oluşan, içinde koruyucu maddeler gibi zararlı kimyasallar bulundurmayan  bir marka, hatta pek çok ürünü vegan...Rub Rub Rub da, mineral bakımından zengin olan ve cildi ekstra şekilde arındıran deniz tuzundan oluşan bir peeling. Ayrıca içinde taze limon suyu, yasemin çiçeği, limon yağı ve laktik asit de var kii , bunlar özellikle ciltteki pütürleri gidermek, cildi daha pürüzsüz bir hale getirmek, aynı zamanda da peeling etkisiyle kan dolaşımına yardımcı olmak açısından muhteşem...
   Ben kendi deneyimlerimle Rub Rub Rub veya benzer işlevi olan vücut peelinglerinin en iyi, exfoliating gloves olarak geçen eldiven şeklindeki keseler. Bu eldivenlerle daha az ürün kullanarak daha etkili bir sonuç aldım. Peelingten birazcık eldivenin içine aldığınızda akmadan bütün vücuda yayılma şansı daha çok oluyor.


   Ben kendi eldivenimi Body Shop' tan almıştım ama eldiven kullanmadan önce yine Body Shop' tan aldığım Kaktüs Fırçasını da denedim. Bu fırçalar da - özellikle mankenler tarafından - kuru vücudu fırçalayarak kan dolaşımını arttırmak ve bu şekilde selüliti önlemek için kullanılıyormuş, ben bunu duymadan önce duşta peelingi daha iyi uygulamak için kullanıyordum. Fakat bu şekilde hem fırça daha çok zarar görüyor hemde etkisi biraz daha sert oluyor. Dolayısıyla daha hassas cildi olanlar için pek uygun olacağını sanmıyorum. Fırçayı kuru olarak günde 1 kere ayaklardan yukarı (kalbe) doğru fırçalarsanız dolaşıma etkisi olacağı içinde selülitlere iyi gelecektir, ama dediğim gibi duşta eldivenler daha iyi.
Gelelim tonere...Body Shop'u pek sevmeyen bir insan olarak bir zamanlar bilinçsizce alışveriş yaparken aldığım Tea Tree Skin Clearing Toner...
   Benim karma bi cildim var. Bazen çok yağlıyken, bazen de acaip kuru olabiliyor acaip dengesiz bir cilt...Ama bu toneri hangi akla hizmet olarak aldığımı gerçekten bilmiyorum... Çünkü yüzünüze sürdüğüz anda Cossss diye yüzü yakıyor ve kızartıyor...İçinde alkol olduğu için böyle bir etkisi var sanırım ama söz konusu toner olduğunda cilt tipiniz aşırı yağlı olsa bile, içinde alkol olmaması gerekiyor diye biliyorum. Ben yüzüm için bunu kullanmayı hemen bıraktım çünkü cildimi kuruttu ve hemen kendime bi iyilik yapıp Lush' tan bi tonik aldım - ona tabi yüz bakımında değinilcek - bunu ise kalçamda korkunç bi şekilde çıkarak fena halde canımı sıkan sivilceler için kullanmaya karar verdim. Korkunç dememin sebebi benim cildim pek akneye meyilli bir cilt değil, benim ergenlikte bile tek tük sivilcem çıkmıştır yani..Ama kalçam bu kapsamda yer almıyor ne yazık ki ve bunun tek çözümü bakım...Vücudu ovalarken oraya 2 katı alaka göstermek ve kurutmak -en azından bende - işe yarıyor. Bu nedenle suyun kapalı olduğu ve benim vücut peelingi uyguladığım anda bu toneri kalçamdaki sivilcelerin üzerine sürerek bi süre bekletiyorum.
   Metal kutudaki kalıp şeklindeki şeyse yine Lush' ın katı kalıp halindeki body butterlarından, Aqua Mirabilis...Bu kalıp halindeki body butterlar en fazla 4 kullanımlık ve 24 lira. Bence Lush' taki diğer ürünlere - ve uzun süre kullanılmaları göz önünde bulundurulduğunda - pahalı. Ama gerçekten muhteşem nem veren, aynı zamanda içindeki peelinglerle cilde masaj yapan süper bir ürün. Bence kokusu da çok güzel - özellikle de bunun...
Lush' ta bu ürünün kullanımı için duşta suyu kapattıktan sonra vücut ıslakken bu kalıbı vücudunuzda dairesel olarak gezdirin ve ardından durulanın deniliyor. Fakat ben vücudum okadar ıslak olduğunda peeling etkisinin çok hafif kaldığını keşfettim ve biraz durulandıktan sonra - ama cildim hala nemliyken - ürünü uyguladığımda daha iyi bir etki yaptığını farkettim. Dolayısıyla body butterı cilde özelliklede topuk, karın, kalça, basen kısımlarına masaj yaparak uyguladıktan sonra duşa tekrar girip durulanıyorum. Tabi bunu her duşa girişimde yapmıyorum, daha çok zamanım olduğunda ve kendime bakım yapmak istediğim zamanlarda...Çünkü gerçekten banyodan sonra tüm vücuda krem sürmeye üşenen insanlar için üretilmiş bir body butter.
   Eğer elimde Aqua Mirabilis yoksa, ne biliyim evde kalmamışsa falan, herhangi bir vücut kremiyle duştan sonra kremleniyorum ve Watsons' tan sanırım 3 liraya almış olduğum selülit masajı adı altında satılan yuvarlak, üzerinde küçük plastikten parcaların olduğu şeyi elime takarak dairesel hareketlere karın, basen ve kalça gibi sorunlu bölgelerime masaj yapıyorum. Bu body butterdan daha fazla bi etki yapıyor ama daha kısa sürüyor. Ben şahsen, sürdüğüm krem emilene kadar yapıyorum çünkü kuru ciltte kaymadığı için yapılmıyor. Ama yine dolaşımı hızlandırmak için iyi bi yöntem bence - özelliklede fiyatı bukadar uygun olunca...
Yani naaptık, vücudu temizledikten sonra Rub Rub Rub ve kese eldivenimizle peeling yaparak iyice cildi arındırdık ve dolaşıma yardımcı olduk, yakıcı tonerle kalçadaki sivilceleri kuruttuk. Sonra duştan çıktık, hafif kurulandık ve içeriğindeki badem yağı ile yoğun nem verirken peelingde yapan Aqua Mirabilis ile hem peeling etkisinden faydalandık hemde vücudu nemlendirmiş olduk, sonra durulandık. Veya duştan sonra kremlenerek selülit masajcısı plastikle dairesel hareketler çizerek hem dolaşımı hızlandırdık hemde selülitleri gidermeye bi basamak daha yaklaştık.
Bide fotoğrada Lush' ın Dirty serisinden vücut spreyini göreceksiniz...Onun aslında bakımla pek alası yok, aslında var güzel kokmak da bakımlı insanın bi vazgeçilmezi :) bu spreyde yine doğal ürünleri ve doğal kokuları sevenler için tavsiye edeceğim bi ürün. Kokusu ilk sıkışta biraz erkeksi gelecek fakat zamanla çok güzel doğal bir kokusu oluyor ve inanılmaz kalıcı. Ben bunun üstümdeki etkisini çok sevdiğim için banyodan sonra bikaç kere fıslatıyorum en azından yataga hoş ve ferah bir kokuyla giriyorum. Eğer denedikten sonra fazla erkeksi bulursanız eşinize falan alın gerçekten memnun kalıcaksınız özellikle de kalıcılık açısından.
   Belki fazla belki az, en banyoda ve sonrasında bunları yapıyorum... Yeni fikirlere de açık olduğum gibi, düşüncelerinizi de paylaşırsanız memnun olurum.
   Sevgiyle kalın...


11 Aralık 2011 Pazar

Onunla En Baştan : Emel Acar



Çok beğendiğim bir isim; hatta şu sıralarda Türkiye' de tarzını ve stilini en beğendiğim isim diyebilirim. Kendisi zaten çok güzel, kesinlikle benim güzellik anlayışımda bir kadın...


Show tvde tesadüfen Emel Acar'la En Baştan ismindeki programına rastlıyorum bazen - sanırım haftasonları oluyor - tek kelimeyle BAYILIYORUMMM...Bir insan bu kadar mı hanımefendi, bu kadar mı samimi, bu kadar mı sempatik olur! Ayrıca herzaman her giydiğiyle şık, her zaman güzel...Saçı ve makyajıyla da her daim ilham kaynağı ! Hatta programda ara sıra makyajsız görünmekten çekinmeyecek kadar da cesur..Kaldı ki çekinmesine de hiç gerek yok makyajsız da oldukça güzel.


Hepimize ilham olması için...